50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Ayk Kökçü

Tevrat’ta Ararat olarak geçen sözcüğe, daha sonraları Asur yazıtlarında Uruatri biçiminde rastlanması, araştırmacıların da derinleşme yönünü belirledi. Bu belgelerden, İÖ 13. yüzyıl - 9. yüzyıl arasında Uruatri ve Nairi gibi isimlerle anılan toplulukların Doğu Anadolu’da beylik ve aşiretler halinde yaşadıkları anlaşılıyordu. Urartular devletleştiklerinde, Tuşpa’yı (Van) başkent ilan ettiler. Urartu Devleti en güçlü döneminde, günümüzdeki Doğu Anadolu, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne egemendi.

Demir çağına girilmesiyle birlikte demir silahların askerî alanda kullanılmaya başlaması, askerî seferlerin hem hızını, hem de niteliğini değiştirdi. Urartu başarıları hızlandı. Böylece, Urartu beylikleri arasında uzun yıllardır sürüncemede kalan birleşme süreci hızlandı. Bu hızı, Asurluların Urartu içlerine yaptığı akınlar artırdı.

Urartular, dağınık toplumsal yapılarını birleştirmek için, Asurluların dilinden, Urartu dilini kullanmaya geçtiler. Bu bütünlüğü sağlamak bakımından en önemli dayanaklarından biri farklı tanrılara sahip olan “Urartu dini” de diyebileceğimiz inanç biçimi ve bu inancın temsilcileri olan din adamlar oldu. Urartularda sosyal katmanların keskinleştiğini gösteren simgeler, soyluların kullandığı nesnelerde toplanıyor. Boğa başlı tunç kazanlar, soyluların tapınaklara sunduğu en prestijli nesneler arasında sayılıyor. Dinsel törenlerde kullanılan bu kazanların, daha sonra pişmiş topraktan bol miktarda taklitlerinin yapıldığı anlaşılıyor.

İçindekiler