50 Simgeyle Anadolu Tarihi

Kitap

Fotoğraf / Hattuşa, Çorum

Bir Mısır efsanesi, “insanların bira yapmayı Tarım Tanrısı Osiris’ten öğrendiğini” söylüyor. Dünyada kahve, çay ve sudan sonra en çok tüketilen bu içeceğin Sümer ve Mısır yazıtlarında bolca geçmesi, yazının bulunuşundan önce keşfedildiğini de düşündürüyor. Bu kayıtlardan anlaşıldığı kadarıyla Anadolu’da ve Ortadoğu’da hem başlıca içkilerden biri, hem de kralların birbirine hediye olarak gönderdiği bir içecek niteliği taşıyor. Öyle ki kimi kaynaklar, “Bereketli hilal olarak bilinen bölgede (...) son buzul çağından sonra İÖ 10 bin civarında yabani tahıl toplama işi yaygınlaşınca biranın keşfedilmesi de kaçınılmazdı” diyor.

Bazı paleontologlar, ayin törenlerinin vazgeçilmezlerinden biri olmasını göz önünde tutarak, biranın günümüzden 10 bin ya da 12 bin yıl önce tahıl evcilleştirilmesinin nihai nok­tası olarak görüyor. Hititlere ait kazı alanlarında çıkan buluntular bu bakımdan küçümsenmeyecek bir birikim sunuyor. Diğer yandan bir ticaret kolonisi olan Hacınebi Tepe kazılarında ortaya çıkartılan bulgular, Anadolu’da İÖ 4000-3500 arasında arpa fermantasyonu yapıldığını kanıtlar nitelik taşıyor.

Bira değişik kültürlerde değişik biçimlerde üretilen bir içecek. Afrika’da yüzlerce türü olan içeceğin ana maddesi süpürgedarısı, Çin’deki samşu, Kore’deki suk, Japonya’daki sake pirinç, Rusların kvas’ı mayalanmış çavdar ekmeğinden yapılıyor. Meksika’da kimi türleri limonla içiliyor, bugünkü Mısır’da bazı yerleşimlerde bile firavunlar zamanından kalma bir geleneği devam ettirircesine balla karıştırılarak kimi zaman keyif, kimi zaman ilaç olarak içiliyor.

Türkiye’de Cumhuriyet’ten önce bilinen kapsamlı ilk bira üretimi 1893’te Bomonti Bira Fabrikası’nda üretilmiş. İkinci bira fabrikası 1933-34 yılları arasında Atatürk Orman Çiftliği’nde kurulmuş. Uzun yıllar alkol kanununa tabi tutulmayan ve normal mahalle kıraathanelerinde satılan bira, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra, 1984’te “tüketimi fazla gerekçesiyle” alkol ruhsatı bulunan yerlerde satılmaya başlandı.

Avcı-toplayıcı toplulukların düzenli tarıma geçmeden önce de yerleşik yaşama geçtiklerinin saptandığı pek çok uygarlıkta arpa fermantasyonuna ilişkin bulgular, insanlığın bu içkisinin gelişme evrelerinin, tarım sisteminden önceye dayanabileceğinin üzerinde duruyor.

Hititlerin başkenti Hattuşaş’ta çıkan yazıtları, bu kazı alanında bulunan bira yapım teknesi tamamlıyor; bu da daha erken dönemlere ilişkin yeterli kanıt bulununcaya dek, biranın Anadolu’da da üretildiğini söylemeye yetiyor.
Bir yazıt, “Hititlerde tanrı heykellerinin olduğu yerde bira içmek, tanrıyı içinde duyumsamak anlamına gelir” diyor. Ancak hemen belirtelim bu içecek, tarihin bazı zamanlarında öyle çok tüketilmiş ki, krallar çeşitli önlemler almışlar. Ve pek çok defa bizim bugünkü Yeşilay’ın benzeri, toplumu uyaran oluşumlar bile ortaya çıkmış.

İçindekiler