50 Antik Sahil

Kitap

Fotoğraf / Cüneyt Oğuztüzün

Mersin’in Anamur ilçesinin kuruluş tarihine ilişkin kesin bilgiler yok. Kimi kaynaklar kentin adının kaynağı sayılan Anemurion sözcüğünün Yunanca “rüzgârlı yer” anlamına da geldiğine dikkat çekiyor. Anamur’un altı kilometre güneybatısındaki Anemurion harabeleri içindeki kale, Anamur Burnu’nun doğu tarafındadır. Kale Toroslar’ın eteğinde, Akdeniz’e açılan önemli limanlardan biri olan limanı kontrol ediyor. Helenistik dönemde önem kazanan kentin dış kalesinin de aynı zamanda yapıldığı tahmin ediliyor. Alaeddin Keykubad döneminde iç kale yenilenmiş, ancak 1230’den sonra da Karamanoğullarının hâkimiyetine girmiş. Kalenin günümüze çıkan yazıtı da Karamanoğlu Sultan İbrahim’in tamirine ilişkin bir içeriğe sahip. İç kale, “Eski Anamur” diye anılan kesitte ve deniz kenarında. Surlarından kayda değer bir kalıntı kalmamasına karşın dış kalenin kentin etrafını çevirdiği anlaşılıyor. Dış kalede tiyatro, odeion ve hamam; iç kalede, cami, türbe, şadırvan ve depo gibi yapılar bugün de görülebiliyor. İç kalenin görünümündeki eğrilikler, kıyıdaki kayalıklarla organik bir ilişki içinden yapılmış olmasından kaynaklanıyor. İç kale birbirine geçmeli üç bölümden oluşuyor. Anamur’un kumsalları, nesli tükenmek üzere olan deniz kaplumbağalarının (Caretta Caretta) yumurtlama alanıdır. Ayrıca deniz kıyısının ıssız ve kayalık olan kesimlerinde Akdeniz fokları yaşıyor. Bu canlıların korunmasına yönelik olarak alınabilmiş tedbirler ölçüsünde, bu deniz kıyıları da temiz kalabiliyor. Tarihi kalenin ve içinde yer aldığı Anamorium harabelerinin yanı sıra, Melleç ve Ören plajlarıyla Anamur hem tarih hem de temiz bir tatil ortamı sunabiliyor.

İçindekiler