50 Antik Sahil

Kitap

Fotoğraf / Fatih Özenbaş

Antalya-Alanya karayolunun Manavgat sapağından kıyıya doğru sapınca birkaç kilometre sonra Side’ye geliniyor. Antik tarihle ilgilenen yazarlar, Side’nin Batı Anadolu’daki Kyme’nin bir kolonisi olarak kurulduğunu yazıyor. Ancak, Side’nin Yunan dilinde bir karşılığı yok. Bu adlandırmadan yola çıkan araştırmacılar, bu tarihsel yerleşimin Yunan kolonilerinden önce, Anadolu’da yaşayan bir topluluk tarafından kurulduğunu öne sürüyor. Side sözcüğü, çok uzun yüzyıllardan bu yana Anadolu’da yaşayan değişik halklar için bereketin simgesi olan nar anlamına geliyor. Side’de bulunan sikkeler ve bu bölgede çıkan kimi yazıtlar Side’de Anadolu’nun dillerinden birinin konuşulduğunu düşündürüyor. Perslerden İskender’in istilalarına kadar bölgedeki pek çok yerleşimle aynı kaderi paylaşır Side. Arap coğrafyacı tarihçi İdrisi, 1150’lere doğru, “Side halkının iki günlük mesafedeki Yeni Antalya’ya göç ettiğini” yazıyor. 19. yüzyılın sonunda Giritli göçmenler buradaki harabelerin ortasına yeni bir yerleşim kurudu ve adına “Selimiye” dediler. Bu yerleşim giderek gelişti ve üzerine yerleştiği antikçağların tarihini de kemirerek büyüdü. Bu Pamfilya kentinin antik tiyatrosu bugün de yeryüzünün seçkin müzisyenlerini, sahne sanatçılarını ağırlamaya devam ediyor. Dikkatli pek çok gezgin Side’ye gitmeyi buradaki kültürel etkinliklerle birleştirmeye özen gösteriyor. Side, bugün bütün yarımadayı kaplayan bir yerleşime dönüştü ve turizm sektörü bütün her şeyin önüne geçti. Buna karşın, Akdeniz’in deniz bakımından seçkin yerlerinden biridir l

İçindekiler