50 Antik Sahil

Kitap

Fotoğraf / Kerem Yücel

Gelidonya Burnu’nun doğusunda, Adrasan Burnu’nun kuzeyindeki Tahtalı Dağı’nın (Olympos-Klimaks) gölgesi her an tarihle yüklü Olympos Vadisi’nin üzerindedir. Burada yaz aylarında bile soğuk akan Olympos Çayı antik Olympos kentini ikiye ayırıyor. Akarsuyun iki yakasındaki yamaçlarda Roma tapınağı, tiyatro, hamam ve Bizans devri kiliseleri sahiden görülmeyi hak ediyor. Khimaira’ya (Yanartaş) sahilden yürüyerek ulaşılabileceği gibi, dolmuşlarla da gidilebiliyor. Hephaistos kutsal alanı da kıyıdaki Olympos antik kentinin kuzeyindeki dağda yer alıyor. Strabon’un Artemidoros’tan aktırdığı bilgiye göre, “Olympos, Lykia Birliği’nin içinde Ksanthos, Patara, Pinara, Myra ve Tlos’la birlikte altı kentten biridir.” Venedikli, Cenovalı, Rodoslu şövalyelerin ya da KiLykialı korsan Zenikotos’un kente yaptıkları baskınların öyküleri kentin tarihinin bugün de ayrılmaz parçasıdır. Tıpkı, kıç bordasında Aphrodite kabartması olan yelkensiz, direksiz, küreksiz gemisiyle, Kaptan Eudemos’a yazılan şiir gibi: “Son limana girdi demirledi gemi çıkmamak üzere Çünkü ne rüzgârdan ne de gün ışığından medet var artık Işık taşıyan şafağı terk ettikten sonra Kaptan Eudemos Oraya gömüldü gün misali kısa ömürlü gemisi kırılmış bir dalga gibi.” Eski öykülerde deniyor ki, bir zamanların usta kaptanları seferlerini denizin akıntı yollarını, med cezir anlarını, sırrına herkesin eremediği gelgitlerini ve deniz melekleriyle şeytanlarının konumlarını hesaplayarak kurarlarmış. Onların elleri kürek, gözleri pusulaymış ve çıktıkları her seferde ayrı bir aşk varmış... Tanrılar Dağı ya da yüce dağ anlamına gelen Olympos, mitolojik kaynaklarda, Zeus’tan Dionysos’a kadar tanrıların eğlence yerlerinden biri olarak anlatılıyor. Olympos, deniz kaplumbağalarının (Caretta Caretta) yavrulama alanı olduğu için sit alanı ilan edildi. Bu da bu güzel sahili, her şeyi apartman olarak görmeye alışan açgözlülerin saldırısından bugüne dek korudu. Yapılaşmaya izin verilmediği için Olympos Vadisi’ndeki bütün konaklama ağaç evlerde yapılıyor. Bununla birlikte çadır kuracak olanlar için de uygun mekânlar bulunuyor. Ancak konfor düşkünleri için, Olympos’un hemen bitişiğindeki Çıralı’da ve Olympos’un tepelerinde uygun tesisler bulunuyor. Olympos’un denizden ve karadan Lykia Yolu üzerinde bulunması eski çağlarda olduğu gibi bugün de kentin önemini korumasını sağlıyor.

İçindekiler