50 Antik Sahil

Kitap

Fotoğraf / Hakan Öge

Marmarislilerin adaya Sedir demesinin eski tarihlerde bölgede çok sık bulunan sedir ağacıyla bir ilgisi olup olmadığını bugün net olarak bilmiyoruz. Ancak, Mısır Eski Krallık dönemi belgelerine göre o dönem çok yaygın olan ve özellikle de gemi, sandal gibi deniz araçlarının yapımında kullanılan Lübnan sedirinin, tarihsel ve bilimsel adı “cedrus libani”. Bu ağacın İÖ 3. bin yıldan beri ticaretinin yapıldığı biliniyor. Dolayısıyla Avrupa’nın pek çok kaynağında adanın adının “Cedrae” olarak yazılmasından başka elde net bir kaynak yok. Zira günümüzde adada bu ağaç türü bulunmuyor. Alçak dağların çevrelediği Marmaris’te de yaygın ağaç türünü çam, makilikler ve zeytin oluşturuyor. Sedir Adası, bütün bu doğal güzelliklerinin yanı sıra bir kısmı Roma ve Bizans dönemlerinden kalma tarihi kalıntılara da ev sahipliği yapıyor. Roma devrinden kalan ve o devrin en belirgin mimari özelliklerinden biri sayılan düzgün kesme taşla yapılmış kuleler ile sur duvarları, Apollon Tapınağı ve onun yerine sonradan yapılan kilise, iyi korunmuş tiyatro, agora ve antik limanıyla çağların değişik mimari kültürüyle, doğanın sadeliğini buluşturan nadir yerlerden biridir. Bazı bölgelerden biraz dolambaçlı da olsa karayoluyla ulaşılabilen adaya, Akyaka’dan ya da daha sonraki sapaklardan girerek Marmaris’in Gelibolu Mahallesi’nden (Çamlı) kalkan teknelerle gitmek de apayrı bir keyiftir.

İçindekiler