Anasayfa    Kültür      Onun yerine

Onun yerine



Kırmızı toprak yağmuru yiyince ince bir sis yükseldi, arabaya güzel birkoku girdi. Şoför Hasan direksiyonu sağa kırarak Viranşehir-Ceylanpınarasfaltından çıkıp izleri silik, toprak bir yola saptı. Ufka kadar uzanangeniş ve verimli Devlet Üretme Çiftliği arazisinde ilerliyorduk. Derkenyerin mizacı sertleşti, kayalık zeminde sağa sola savrulmaya başladık.Arbit'e gidiyorduk.

Haritada boştur, büyük bir beyaz lekedirburalar. Ama tutundukları kayaları bırakmamakta direnen bir iki mezra,yerleşime açık olmayan çiftlik arazisinde gözden kaçmayı başarmıştır.Bulunmaması gereken bir yerde bulunan, haritalarda gösterilmeyenmezralardan biri Arbit. Ben önce Yukarı Arbit'e, yani Kınalıtepe köyününGüneşli mezrasına vardım. Aralarında keçilerin dolandığı topu topu beşon hane Safevilerden kalmış gibi eski görünüyordu. Hasan'la köylülerinHacı Baba dediği bir ihtiyara konuk olduk. Berdelin nerede yapıldığınısordum. Kolunu kaldırıp Aşağı Arbit, yani Doğantepe mezrası yönünügösterdi. Uzun beyaz entarisi sıyrılmıştı, yaşlı esmer bileğigörünüyordu.

Berdel için son hazırlıklar yapılıyor. Urfa'nın Eyübiye Mahallesi'nin kadınları Öğüş ailesinin evini dolduruyor. Herkes meraklı bir bekleyiş içinde. Birazdan hüzün ve sevinç Öğüş ailesinin kapısını çalacak. Evin kızı Dürsün, ağabeyine eş olacak Veze'nin karşılığında gelin gidecek. Ardından Veze, onun yerine eve girecek. Şebnem Eraş

Kırmızı toprak yağmuru yiyince ince bir sis yükseldi, arabaya güzel birkoku girdi. Şoför Hasan direksiyonu sağa kırarak Viranşehir-Ceylanpınarasfaltından çıkıp izleri silik, toprak bir yola saptı. Ufka kadar uzanangeniş ve verimli Devlet Üretme Çiftliği arazisinde ilerliyorduk. Derkenyerin mizacı sertleşti, kayalık zeminde sağa sola savrulmaya başladık.Arbit'e gidiyorduk.
Haritada boştur, büyük bir beyaz lekedirburalar. Ama tutundukları kayaları bırakmamakta direnen bir iki mezra,yerleşime açık olmayan çiftlik arazisinde gözden kaçmayı başarmıştır.Bulunmaması gereken bir yerde bulunan, haritalarda gösterilmeyenmezralardan biri Arbit. Ben önce Yukarı Arbit'e, yani Kınalıtepe köyününGüneşli mezrasına vardım. Aralarında keçilerin dolandığı topu topu beşon hane Safevilerden kalmış gibi eski görünüyordu. Hasan'la köylülerinHacı Baba dediği bir ihtiyara konuk olduk. Berdelin nerede yapıldığınısordum. Kolunu kaldırıp Aşağı Arbit, yani Doğantepe mezrası yönünügösterdi. Uzun beyaz entarisi sıyrılmıştı, yaşlı esmer bileğigörünüyordu.

Islak toprağı tekerleklerin altında cıyaklatarakdiğer Arbit'e geçtik. Issızlığa sığınarak gizlenmeyi başaran AşağıArbitliler de elektrik, okul ve diğer hizmetlerden mahrum. Yirmilikmustakbel damat Nuri Yatkın, çiftlik arazisinde tarım yapamadığı içintamamen hayvanlara bel bağlamış komşuları gibi sürüsünün başındaıssızlığı dolaşmak zorunda. Yaşam her yerde zorsa burada daha zor. Buyüzden her insan etkinliği doğayla mücadeleyi daha az zorlu kılmayahizmet etmeli. Gelinin, karşılığında mutlaka bir bedel alınarak babaevinden çıktığı bu toprakta Nuri'nin babası biraz yoksulluğun, daha çoktörenin etkisiyle oğlunun damat olması için başka bir babanın oğlunu dadamat yapmalı. Gelin almak için kızını gelin vermeli. Arbitli Yatkınailesi de kızlarını Mengalanlı Kerteş ailesine gelin yollayıp onlardangelin alacak. Yani berdel gerçekleşecek.
Parlak bir gündü, güneşdüğün için doğmuştu sanki. Traktör aküsüne bağlı teypten neşeli Arapezgileri yükseliyordu, çocuklar dört dönüyordu ortalıkta. İki kardeş,Nuri ile Türkân düğün için tepesine Türk bayrağı çekilmiş evlerininönünde halaya karışmıştı. Mengalan köyünde ise Mehmet ve Feridekardeşler için aynı sahne kurulmuştu. Beggara aşireti cumadan beriberdele hazırlanıyordu.
Pazar günü öğle saatlerinde karşılıklı ikiufuktan yola çıkan iki toz bulutu köylerin ortasındaki Geyad mevkiinevardı. Gelenlerin sayısının eşitliği ve dakiklik son derece önemliydi.Tarafların vazgeçme ihtimali ve küçük ayrıntılar her aşaması kesinkurallarla tespit edilmiş berdeli gerilimli bir havaya sokar. Yineöyleydi. Bunu aşmanın tek yolu vardı: Çabukluk. Yan yana gelen arabalarbir çırpıda değiştirdi gelinleri ve birer toz bulutu içinde geldikleriyöne döndü. Köylerde kızlarını yolladığı için ağlayan kadınlar bu kezgelinin gelişini kutluyordu zılgıtlarla. Çocukların hayranlık ve korkudolu gözlerle izlediği silahlılar tetiklere asıldı. Berdel bitti. Nuriile Mehmet hem kayınbirader hem enişte oldu. ``Ber-del'': Kürtçeanlamıyla ``onun yerine''.
Kayıp ustasını ve aşkın adlarını arayangenç bir hattatın öyküsünü anlatan bir Arap filmi hatırlıyorum. Gençadam üzerine aşkın doksan dokuz adının yazıldığı elyazması bir sayfanınyarısına sahiptir ve diğer yarının peşine düşer. Bulursa aşkın bütünisimlerine sahip olacaktır. Elindeki yarım sayfayı okuya okuya, şehirşehir, çöl çöl ustasının ve kayıp isimlerin izini sürer. Bu aradaSemerkant prensesi sık sık rüyalarına konuk olur, ona işaretler verir.

Yazgısı daha baştan belirlenmiş bir hayatı yaşıyorlar. Ve bu hayatı yaşanılır kılmak için birbirlerine dayanmak zorundalar. Berdelle evlenen kızlar birbirleri için hem gelin hem görümce... Fatih Pınar
Gelin, berdelden sonra getirildiği yeni evinde nikâh anına kadar türkü ve zılgıtlarla eğlenen kadınların arasında kalıyor. Damat Nuri birazdan sağdıcıyla gelecek, gelinin yüzünü açtıktan sonra evin içinde olmasına aldırmaksızın havaya ateş edecek Fatih Pınar
Urfa'nın ağırbaşlı, açık renkli ve doğulu otlarkokan coğrafyası bu filmi aklıma getirdi yeniden. Eğer aşkın doksandokuz ismi varsa iki hatta dört insanı bir araya getiren berdelbunlardan biri olabilirdi. åşıkların iradelerine yer bıraktığından değilde tahmin bile edilemeyecek kadar uzak bir geçmişin kokusunutaşıdığından. Eros'un kalplerine saplayacağı oku bekleme lüksü olmayanbu insanları kuşaklardır bir araya getirdiğinden. Berdel, bir yanıylaaşkın kayıp adıdır; öbür yanıyla da kayıp aşkın adı.
Bu kez Urfa'daydım. Yeni evli Ahmet Börek'in genç yaşına kanıp biraz şikâyet kokan bir cevap bekleyerek sordum:
``Düğündenönce bir kere gördüğün bir kızla berdelle evlenmek zorunda kalmışsın.Memnun musun?'' Hiç duraksamadı, ``evet'' diye kestirip attı.
``Gördüm beğendim. Eskiden bu da olmazmış.''
Gençliği bu kez devreye girdi, buralarda duyduğum en kıvrak yorumu yapmasını sağladı:
``Pastanedebiriyle tanışma şansım da olmadığına göre...'' Durum bundan daha iyiözetlenemezdi herhalde. Yine de şehir merkezinde yaşayan ve ailesiılımlı biri yirmi üç yaşındaki Ahmet.
``Kabul etmeseydim babam benizorlamazdı'' diye devam etti. Gürüldeyen sobanın üzerinden baba Hasan'abaktım. Yükselen sıcak havanın çizgilerini oynattığı sakallı yüzütebessüm ediyordu.
Ahmet Börek bir aracının girişimiyle Harranlı biraileyle berdel yaparak almış karısını. Kızkardeşini de karısının abisinevermiş. Bu geleneksel berdel değişimlerinde pek sık rastlanan bir yoldeğil. Töre bu konuda ``kızı isteme hakkı öncelikle amca oğlunun,olmazsa diğer bir akraba çocuğunundur'' diyerek aileleri karar vermezahmetinden zaten kurtarıyor. Daha çok küçük yaşlarda bile büyüyüncekimin kimle evleneceği az çok belli. Kararı çok önceden verilmemişevliliklerde ise söz yine babaların ve ailenin diğer ileri gelenlerinin.Berdele konu olacak dörtlünün belirlenmesi de yine büyüklerin takdirinebağlı.
Binlerce yıllık bir kültürün üzerinde oturmaktan gururluUrfa'da ve Viranşehir ilçesinde, varır varmaz etrafımızı kabak kafalı,adam yüzlü çocukların çevirdiği civar köylerde hep aynı şeyi gördüm.Sakin bir konukseverlik. Günlük hayattan eski evlerin kemerlerine kadarher yerde kendini açığa vuran ince bir estetik. Gelenek yaşamda önemlibir yer kaplıyor ve gücünü yörenin geçerliliğini hâlâ koruyangerçeklerinden alıyor. Evlilik de tüm bunların içinde romantikanlamlardan öte toprağın ve mirasın sülale içinde tutulması, ailefertlerinin, işgücünün mümkün olduğunca fazla sayıda ve verimlikılınması gibi görevler yükleniyor. Tarım, aşiret, feodalitehalkalarıyla başlayan zincir uzamaya başlıyor böylece. Akraba olan, enazından aynı aşiretten olan iki ailenin izdivaç kararıyla bir arayagelmesi toprağın birliğinin ve sosyal hayatın belkemiğini oluşturanaşiretin devamlılığını sağlıyor. İki babanın kızlarını oğullarına almaküzere değiş tokuş etmesi olan berdel bu noktada kabataslak bir tanımkazanıyor. Ama teorik açıklama ne kadar okkalı olursa olsun, insanhayatına taşındığında çözüleceği muhakkak. Tüm bunlar insana sosyaltarihin bir aşaması olarak değil, kendi hayatı olarak görünür çünkü. Veher insan, her topluluk neyi yapması gerekiyorsa onu yapar.

Berdel, kız değişimine dayanan ve aynı anda dört genci dünya evine sokan bir evlilik yöntemi. Genellikle yakın akrabalar arasında uygulanıyorsa da akrabalık bağı olmayanlar arasında da yaşanıyor. Yukarı Arbitli Nuri Yatkın ile Mengalanlı Mehmet Kerteş de berdel töresiyle kız kardeşlerini değiştirip yuva kurdu. Ama kardeşe karşı sorumlulukları hep geçerli. Berdelle evlenenler sadece kendi kaderini yaşamıyor çünkü. Onlarınki dört kişilik bir kader.

Berdele ``trajik, hüzünlü, şaşırtıcı'' gibituristik izlenim sığlığında sıfatlar vermek, ait olduğu bütünü görmemiziengellemekten başka bir işe yaramaz bu yüzden. Sonuçta berdel bölgedeaile kurma yollarından biridir ve dayanağını tabudan değil çoğunluğunonayından alır.
Eğer bakacağımız şey ``gerçek'' olacaksa, ``acı''görmeye de hazırlanmalıyız. Berdel hukukunda değiştirilmiş kızlardanbiri boş edilir, baba evine yollanırsa oradaki kız da geri alınıyor.``Mutsuz olan çift yüzünden diğer çiftin de boşanmak zorunda kalmasıhaksızlık değil mi?'' gibi bir soru ise ilk akla gelen olmuyor. GençAhmet de öyle yapıyor. Karısını ne kadar severse sevsin kız kardeşininel evinde mağdur olmasına izin vermeyeceğini söylüyor.
``Erkekbacısının gölgesidir. O olmazsa kız kime güvenir?'' Evlenmiş olsa bilebacının sağlığı ve namusundan erkek sorumludur ve bu uğurda karısınıbile gözden çıkarabilir.
Karşılığında başlık vererek gelin evdetutulabilir ama bu kez de erkek ailevi baskılarla yüzleşmek zorunda.Evin oğlu anasının ``onlar senin bacını istemedi, sen bunu başımızdatutuyorsun'' ya da ``bacın eniştenden zulüm görüyor, karını yolla bacınıgeri al'' gibi saldırılarını savuşturması mümkün mü? Kendi hayatıüzerindeki tasarruf hakkının bir yere kadar kendisinde olduğunu bilmiyormu?
Her şeyin, bırakın insanları dağın, taşın, atın, suyun bilehikâyeler anlattığı bu coğrafyada severken ayrılmış karıkocaların acıizleri de zaman zaman çıkıyor karşımıza. Aslında boşanmada her iki tarafaritmetik olarak eşit zarara uğruyor. Ama kadınlık hele burada insaniçin taşınması daha ağır bir yük ve tamir edilmesi daha zor. ``Diğer birkadın'' yabancı olsa bile doğal bir yoldaş ve sırdaş onlar için.Berdelin bozulması yüzünden ay-rıldıkları eski kocalarının tesbihleriniĞöğrenmesi halinde yeni kocalarının gazabına uğrayacaklarını bile bileĞsaklayan kadınları fotoğrafçımız Şebnem'den dolaylı olarak dinliyorumben de.
Boşanma dediğimiz de öyle ``anlaşarak ayrılma'' yoluylaolmuyor. Evlilik bağı çoğunlukla resmi nikâhla kurulmadığı için bukonuda da sadece berdelin kendi iç hukuku geçerli. İş küçük yaşta kızalıkoyma suçundan ya da sıcak sürtüşmelerde mahkemeye gidiyor.Viranşehirli Avukat Aslan Veyseloğlu'nun davalarından biri berdelinmantığı hakkında fikir veriyor bize: Geçen yıl genç bir çift kaçarakevlenmiş. Kız tarafı kaçırılan kızları karşılığında erkek tarafındanyine bir kız istemiş. Kız verilmiş ama çok geçmeden iki aile arasındaanlaşmazlıklar çıkmış, kızlar geri alınmış. Sonunda mahkemeye düşülmüşama neyse ki taraflar avukatlarca barıştırılmış. 

Beggara aşireti içerisinde yapılan berdelle baba evinden çıkan Feride, Aşağı Arbit'teki yeni evine karısı olacağı Nuri'nin ablası ve teyze kızının kollarında ilerliyor. Fatih Pınar

Karışık, teorik açıklaması zor bir olay berdel'' diyor Viranşehir'ingenç aydınlarından Veyseloğlu. Zaten evliliklerde berdel ya da diğernedenlerle çıkan anlaşmazlıklar için mahkemenin hakemliğine pekbaşvurulmuyor. Hak aramanın ve çözüm bulmanın geleneksel yöntemlerihizmete hazır şekilde hep nöbette. Durumun Ğve böyle bir tanım yapmayahakkımız varsa ``sorun''unĞ kadın hakları, sevenlerin ayrı düşmesi gibikonulardan ibaret olmadığı yere geliyoruz böylece. Sorun özellikleköylerde hâlâ varlığını sürdüren, hatta günümüz koşullarında daha daeğrilen feodal anlayış. Öyle ki bizim bölgede olduğumuz sıralarda yediaylık hamile bir kadın töre kadınlara dokunulmaz dediği halde kandavasında vuruluyor. Rakip de kısa süre sonra kendi kurbanını seçiyor:On yaşında bir kız çocuğu.
Elgün köyünden, eski adıyla Atşana'danşoför Hasan bir hikâye anlatıyor bana. Sonu kanla yazılmış bir hikâye:"İsmail, yine bizim köyden İbrahim'le berdel yapmıştı. Bir yıla varmadıkarısını, karısının abisi İbrahim'i ki aynı zamanda kız kardeşininkocasıdır ve analarını vurdu. Şimdi Urfa'da hapis yatıyor.Anlatmayacağını bile bile nedenini soruyorum. O yıl köy dışındaçalıştığını, bilmediğini söylüyor, "aile meselesi'' diye geçiştiriyor.Büyülü sözler bunlar. Ailenin iç işini değil anlatması, bilmesi bile hoşdeğil çünkü.
Hacı Halef Varlı "üzerinden çok zaman geçti, söylesembir şey çıkmaz artık" diyerek gülümsüyor kendi hikâyesi için. AşağıArbitli Hacı Halef Suriye'ye göçmüş dayısının kızıyla ta 60'lı yıllardaberdel yapmış. Gelinlerin değişim anı berdel töresinin en vurucu, enkutsal, en doruk noktası. Aynı bölgede değişimi yapmak kolay, ya farklıülkeler arasında? "Gelinleri Ceylanpınar'ın doğusundan, huduttan kaçakolarak alıp veriverdik'' diyor Kınalıtepe köyüne on altı yıl muhtarlıkyapmış Hacı Halef. Geleneksel Arap kıyafetlerine bürünmüş, uzun boylu,güleç yüzlü, kendini ciddiye aldıran bir adam bu.
Anadolu'nun genişbir kısmında etkinliğini sürdüren berdel ve onu var eden koşullarUrfa'nın geniş ve verimli düzlüklerinden de kolayca silineceğebenzemiyor. Bölgenin en yüksek noktası Karacadağ'ın çevresini saranbereketli topraklar güney yönünde ilerleyip Urfa'yı, Viranşehir'i deaşıyor, Suriye'ye giriyor. Zamanında Arap'ından Safevi'sine,Haçlı'sından Eyyubi'sine onlarca kavmin sahip olmak için birbiriniyediği yer burası. Ama hiç bir dönemde bu kadar kısa sürede bu kadarfazla değişmek zorunda kalmadı muhtemelen. Neden basit: Su.

Atatürk Barajı ve diğer barajların tarımı, tarıma dayalı sanayiyi veticareti hareketlendirmesinin verdiği güçle bölge kendine yenidençekidüzen veriyor şimdi. Sadece pamuk ekimine başlanması bile birdönüştürücü işlev kazanıyor. Ürün çeşitliliğinin artmasının yanındaücretli işçilik anlayışı yerleşiyor ve emeğin tanımını yeniden yapıyor.Ağalık ilişkileri çözülmeye başlıyor. Etkileri eğitime ve değeryargılarına da yansıyacak ekonomik dönüşüm ve iletişim olanaklarınınartması, düğümlerinden biri de berdel olan ağın yırtılmasının en etkiliyollarından biri olacak kuşkusuz. Anahtar sözcük ise zaman. Ama kısa birzaman değil bu. Urfa'da şimdiki başlık fiyatları iki milyardanbaşlıyor, yediye sekize kadar tırmanıyor.

Veze yeni evine uğurlanırken geride kalanlara hüzün çöküyor, âdet olduğu üzere arkasından gözyaşı dökülüyor. Ama birazdan eve Veze'nin ağabeyi Ahmet'e eş olacak Dürsün gelecek ve kadınlar bu kez gelinin gelişini kutlayacak.

Urfa beş yıl öncesinin Urfa'sı değil artık.Daha kalabalık, daha karmaşık, daha hareketli. Umutlar da büyümüş, hayalkırıklıkları da. Gayet başarılı bir restorasyondan sonra kentyaşantısının odağına dönüşen Balıklı Göl'den kaleye, Urfalıların``mancınık'' dediği çifte sütuna bakıyorum. Efsane, Hazreti İbrahim'isonradan göle dönüşen ateşe fırlatan düzeneğin parçaları olduğunusöylediğinden ``mancınık'' diyorlar. Nasıl bir yer Urfa? Tarihi birolaya karışmamış tek bir karışı yok mu?
Binlerce yeni insan, binlerceyeni hayat yaratmaya çalışıyor şimdi yoğun göç alan kentte. Yenimahallelerden Eyübiye'de Yön ve Öğüş ailelerinin cumadan beri pembebayrak dikili evlerinde atıyor kentin kalbi bizim için. Bayrağın anlamıaçık: Düğün. Berdelli bir düğün.
Abuhamdan aşiretinin iki reisindenbiri altmış altılık Kadir Yön. Doksanların başında beş kuşaktıryaşadıkları köylerini, topraklarını satıp da gelmiş kente. Evin babasıolduğundan heyecanlanıyor da mı gözleri buğulanıyor yoksa köydeki düğüncoşkusunun şehirde yakalanamadığını mı düşünüyor? Yemek için kurulankara çadırlar, toz kaldıra kaldıra koşturan Arap atları, ateşlenenbarutun kokusu yok artık. Sesleri eskiden ovaları tutan dablanın ĞyanidavulunĞ ve zılgıtların sesi mahalle arasında sönük çıkıyor belki. Yinede etkileyici bir ses, renk, koku ve şekil cümbüşü olarak ilerliyordüğün. Kadife ve ipekten ``vardel tufah''larını yani düğünlük vebayramlık giyisilerini kuşanmış kadınlar, başlarına günlük``cemdeni''lerini dolamış erkekler ve yüzlerce çocuk sokaklarda, ikidüğün evi arasında akıp gidiyor. Düğünün diğer ayağında, Öğüş ailesininevinde eğlence sokağa çıkmamış da kendine avluda yer tutmuş. Büyük birinsan yoğunluğu, birbirine geçen sesler ve nereden geldiğinianlayamadığım hafif bir duman görüyorum. Düğün(ler) son aşamaya gelmiş.Önce çeyizler yollandı, cumartesi kınagecesi yapıldı. Bugün pazar.Berdel günü.
Giderek uzayan, kadınlı erkekli bir zincir ağır birhalay tutturmuş Yönlerin evinin sokağında. Yüzlerinden büyük bir coşkuokunmuyor, bir görevi yerine getirmenin ciddiyeti var sanki üzerlerinde.Derken zurna ve dabla susuyor, kalabalıktan dalga dalga heyecanyükseliyor. Kadir Yön'ün kızı Veze çıkarılıyor evden. Arabayabindiriliyor. Ağabeyi Ahmet'in karısı olacak Dürsün'le değiştirilmeküzere kararlaştırılan yere götürülüyor.
Dürsün'ün arabasınıbekliyoruz. Gelmiyor. Taraflar yakın akraba olduğu için fazla sorunedilmiyor bu gecikme. Ama iki üç arabalık pembe bayraklı bir konvoykorna çala çala ortaya çıkınca iş değişiyor. Veze'nin büyük ağabeyi``arabaya'' diye bağırıyor. ``Gelini vermiyorum!'' Karşı taraf Ğbirerarabayla gelinecek diye kararlaştırdıkları haldeĞ daha kalabalık geldidiye. Eşitlik bozuldu, gelin verilmeyecek. Diğer erkekler ``aman etme''diye araya girerken konvoy az ötemizden geçip gözden kayboluyor. Başkabir berdelin tarafıymış bu konvoy. Bir iki sokak öteden silah seslerigeliyor. Diğer berdel yapılıyor.
Dürsün'ün konvoyu da geliyor çokgeçmeden. Kızlar aynı anda arabadan çıkarılıyor, aynı anda diğer arabayabindiriliyor. Sessiz, gösterişsiz, heyecan barındıran ama sakin görünenbir tören. Berdel tamamlanınca herkes derin bir soluk alıyor. Kutlamaiçin havaya sıkılan birkaç merminin kovanı pıt pıt üzerime sıçrıyor.Uzanıp birini alıyorum.
Veze Yön, Ahmet Öğüş'ün; Dürsün Öğüş, AhmetYön'ün eşidir artık. Adlarını aynı yapan tesadüfün bu çaprazlama içindedaha bir ince durduğunu düşünüyorum ben. Binlerce kez yapılmış bir işnasıl da hünerle ilkmiş gibi tekrarlanıyor yine. Gelin arabaları BalıklıGöl'e, Hazreti Eyüp'ün ve Hazreti İbrahim'in makamlarına uğrayacak,sonra evlere varacak. Gelinler mancınığı görecek, Urfa'ya tepeden bakanHazreti İbrahim'e şehrin nasıl göründüğünü düşünecekler mi? O zamanıngelinlerinin nasıl everildiğini merak edecekler mi?

Sayı 83 / Şubat 2000




Jan 17 2011 10:43AM

Yazı: M. Türker Erşen


 
  Arkadaşına yolla        Yazdır        Sık kullanılanlara ekle

#
#
#
#
#
Yorumlar (0)

Yorum ekleyebilirsiniz

 

Kayıtlı isminizin görüntülenmesini istiyorsanız, yorumunuzu yazmadan önce üye girişi yapınız.

Medeniyetlerin Buluştuğu Başkent
Hasankeyf
DEÜ-SAT’tan sualtı temizliği
“Foça Temiz Deniz 2012”
Şarköy’ün Derelerinde Yüzlerce Balık Ölüsü Görüldü
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
'Yarısı Yılan Yarısı İnsan'a en iyi belgesel ödülü
Belgesel, Anadolu'da yılanların şahı olarak bilinen Şahmara...
fotogaleri
Foto Atlas
Günün Karesi
Çok okunanlar
video galeri
Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da

 
  • Atlas Fotoğrafçısı Turgut Tarhan Off Road'da
  • Kalbin sırları
  • HES'lere karşı savaş müzik albümü oldu.
  • Hayvanların Keyif Dünyası
  • Doğanın Avcıları
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 3
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 2
  • Atlas- Columbia Nallıhan Bölüm 1
  • Kömürle Yanmak
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-1
  • Binbir Gece Masalları- Bilinmeyen Programı-2
  • Evrim ve Göz
  • Atnalı Yengeci: Yaşayan Taşıl
  • Darwin'in Karıncalarını İzleyin
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 1
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 2
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 3
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 4
  • Atlas-Doğadan Rize - Bölüm 5
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 1
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 2
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 3
  • Atlas-Columbia - Gizli Cennet Gökçeada Bölüm 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 5
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 4
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü Karagöl’e Çıkmak 1
  • Dünyanın İlk Masalı
  • Anadolu'nun İsyanı
  • Nükleere Karşı Yürü
  • Kardeş Türküler: Anadoluyu Vermeyeceğiz - Oi Oi
  • Kardeş Türküler Anadoluyu Vermeyeceğiz 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 3
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 1
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü-Uludağ 2
  • Atlas-Columbia Yürüyüşü 1
Nasıl kullanırım?
Önce resmin üzerine tıklayarak Duvar Kağıdı galerisini açın. Seçtiğiniz duvar kağıdının sağ altındaki büyüteç işaretine tıklayarak resmi büyütün. Büyük resmin üzerinde sağ tuşa tıklayın ve menüden Arkaplan Olarak Belirle'yi seçin.
Atlas yayın hayatına Nisan 1993'de başladı.Önümüzdeki yıl 20. yaşını kutlayacak. Atlas'ı kaç yıldır takip ediyorsunuz?