Türkiye Adalar Atlası

Kitap

GÖKÇEADA / FOTOĞRAF: YILDIRIM GÜNGÖR

Türk adaları dendiğinde Türkiye’yle uzaktan yakından ilgisi olmayan, Atlas Okyanusu’ndaki “Türk Adaları” akla gelir de üç yanı denizle çevrili bir yarımada olan ülkemizin yüzlerce adası unutulur.

Oysa adını sanını henüz koymadığımız ne çok adamız var da farkında değiliz.

Adlandırmak önemli. Türkçemizde “adıyla yaşasın” diye bir deyim vardır; yeni doğan çocuklar için iyi yaşam dileğini ifade eder. “Adını koymak” deyiminin ne anlama geldiğini bilmeyen yoktur. Çok acıdır, elinizdeki kitapçığı hazırlarken ilkönce yaptığımız işin “adını koymak”ta zorlandık. Ne yapacaktık? Hep olageldiği gibi üç İstanbul, iki Çanakkale adası çevresinde yaldızlı lafl arla mı yetinecektik!

İşin gerçeği, günler haftaların, haftalar birbirinin üstüne devrilip de elimizde hâlâ Türkiye’nin adalarının sıralandığı bir listenin olmaması beni karamsarlığa itmedi değil. Hangi kapıyı çalsak duvar oluyordu. Adaların sahibi belli değildi.

Elde liste bile yokken adaların ne olduğuna, nerede bulunduğuna dair bilgi nasıl üretilirdi?

İş başa düşünce elinizdeki kitapçığın son sayfalarındaki listeyi 1:100 000 ölçekli haritaları ölçü alarak hazırladık. Yüz binlik ölçekte görünüp de adı belli olmayanlar için dönüp yirmi beş binlik haritaya baktık, varsa eksik ada adlarını oradan aldık. Eski tarihli haritalarla yeni tarihlilerdeki ada adları birbirini tutmuyordu; yeni tarihlileri kabul edip gerektiği durumlarda eski adları parantez içinde belirttik.

Birçok kaynakta Alibey (Cunda) Adası dahil Ayvalık adalarının sayısı 22 olarak geçer. Bu tanımın, Ayvalık Adaları Milli Parkı’nın sınırları içinde kalan adaları ifade ettiğini gördük. Milli park sınırı dışında kalan Çiçek ve Kayabaşı adaları da eklenince sayı 24’e çıkıyor. Yine birçok kaynakta farklı adlandırmaların aynı adaların değişik adları olduğunu saptayıp parantez içinde belirttik.

Listede aynı adlı pek çok adayı birbirinden ayırmak için il adının yeterli olmadığını görerek elden geldiğince karşısında yer aldığı anakara oluşumuna (körfez, burun vb.) göre tarif etmek için parantez açma gereği duyduk. Örneğin en büyük adamız Gökçeada ile üçüncü büyüğümüz Bozcaada arasında Karayer Adaları adıyla anılan irili ufaklı birçok adacıktan birinin adı da Bozcaada’dır.

Öte yandan listemize ölçek gereği koyamadığımız, İstanbul Boğazı’ndaki Galatasaray Adası ve zihnimizdeki gölgesi cüssesini katbekat geçen Kızkulesi’ni taşıyan mini minnacık kayayı kitapçığa almaktan geri duramadık. Adalarımız adıyla yaşayacak. Ne yazık adı konmadığı, yerel halkın kullanageldiği bir adı varsa bile haritalara geçmediği için listemizde yer almayan birçok adamız var. Göllerimizdeki adalar için de durum farklı değil.

Ardahan ilimizde Türkiye’nin Gürcistan’la sınırını çizen Aktaş Gölü’nde irili ufaklı 12 ada var. Listemizde dördü yer aldı. Ulubat Gölü listemize en çok ada sokan göllerden. Yine de adını andığımız dokuz adadan çok daha fazlası var gölde.

Seyfe Gölü’nün on adasından beşi listemizde. Hirfanlı Baraj Gölü’nü ise tek ada temsil ediyor listemizde; oysa 12 adası var. Eğirdir Gölü’nün iki küçük adası listemize girdi ama çok kalıcı gibi görünmüyorlar. Çünkü gölün suyu her gün biraz daha azalıyor; adalar karayla birleşip yarımadaya dönmeye başladı bile.

Listemizde ada zengini göllerimizin başında Beyşehir geliyor. Ama sanılmasın ki 22 ile sınırlı onun ada sayısı. Bu sayıya 11 ada daha ekleyin. Köyceğiz ve Bafa göllerinin altışar adası var ama üçer ada sokabildiler listemize.

Issız bir adaya düşsem sanırım Ziya Nail Dölen gibi davranırdım. Balkan Savaşı’nda gerilla olarak Bulgarlarla savaşan, daha sonra Paris’te tarım eğitimi alan Ziya Nail Bey’in yolu 1940 yılında, üzerinde bir manastır harabesinden başka şey olmayan ıssız bir adaya düşüyor. Yorgun bedenini ve zihnini ziraata adıyor Nail Bey. Şimdi adanın adı Nailbey Adası. Bursa’da, Ulubat Gölü’nde.

İbrahim Baştuğ